GENEL BİLGİLER

ramosbilisim

    Mevcut Murat Nehri Havzası Kalkınma Projesi (MNHKP) tasarımı, başta sürdürülebilir doğal kaynak yönetiminin kırsal yoksulluğun azaltılmasında gerekli bir unsur olduğu yönünde önemle vurgulanmış beyan olmak üzere, 2006 Sonuç Temelli Ülke Stratejik Fırsatlar Programı (COSOP) ve bu programın 2011-12 Eki’nde ortaya konulan hedefler ile uyum içindedir. 2006 yılında yayımlanan COSOP, IFAD’ın sağladığı desteğin, uygulanabilir olduğu hallerde esasen ekonomik faaliyetlerde iş olanakları yaratabilen ve yoksul kırsal halkın gelirlerini arttırabilen daha geniş tabanlı büyümeyi teşvik etme amaçlı öz hedefleme önlemleri ile yoksul köylerde yaşam kalitesini iyileştirmek üzere tasarlanan hedeflenmiş müdahaleleri birleştirmeyi amaçladığını belirtmektedir. 2011-2012 Eki temelde 2006 COSOP ile ilgili güncel bilgiler ve analizler sağlamada ve bozuk ormanlar ve tarım arazilerinin katılımcı rehabilitasyonuna ve yoksul orman sakinlerine yönelik gelir sağlayıcı fırsatlara özellikle vurgu yapmakla birlikte, IFAD ülke programı odağını doğal kaynak yönetiminin daha iyi hale getirilmesine doğru kaydırmada yardımcı olmuştur. 

MNHKP Kredi Anlaşması 5 Kasım 2012’de imzalanmıştır. Projenin sona erme tarihi …….. 2018 ve finansmanın sona erme tarihi ………. 2016’dır.

    Projenin genel hedefi, Murat nehri havzasının yüksek kesimlerinde yerleşik olan bölge halkları arasında yoksulluğun azaltılmasıdır. Hükümetin havza bozulmalarını kontrol etme ve yüksek kesimlerdeki köylerde geliri arttırma ve geçim koşullarını iyileştirme yöntemi olarak doğal kaynak temelini geliştirme çabalarına destek verilmesi hedeflenmektedir. Proje, yüksek kesimlerde yerleşik bölge halkları arasında güçlü bir sahiplik anlayışı yaratır ve böylelikle yatırımların sürdürülebilirliğini sağlarken, özellikle köy sakinlerinin mevcut doğal kaynakların rehabilitasyonu ile ilgili uygulama süreçleri ve karar alma süreçlerinde yer almalarına odaklanacaktır.

 

    MNHKP’nin tasarımını şekillendiren unsurlar şunları içerir: (i) hükümetin Uzun Vadeli Stratejisi (2001-2023), Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013), Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi (2010-2013), Ulusal Orman Programı (2004-2023) ve Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Eylem Planı ve Ulusal İklim Değişikliği Stratejisi (2010-2020) başta olmak üzere, hükümet stratejileri ve politikalarına uyum (ii) Stratejik Çerçeve 2011-15; Hedefleme Politikası – Yoksullara Ulaşma; Toplumsal Cinsiyet Stratejisi; Orta Gelirli Ülkeler ile Anlaşma; İklim Değişikliği Stratejisi; Çevre ve Doğal Kaynak Yönetimi Politikası; Denetim ve Uygulama Desteğine ilişkin Politika; ve Çevresel ve Sosyal Değerlendirme Prosedürleri dahil olmak üzere IFAD stratejileri ve politikaları ile uyum; iii) IFAD’ın Türkiye’ye yönelik 2006 Ülke Stratejik Fırsatlar Belgesi (COSOP) ve 2011-2012 Eki; (iii) yüksek düzeyde çevresel kötüleşme ve yüksek kesimlerdeki köylerde yaygın olarak görülen yoksulluk ile karakterize Murat Nehri havzasındaki kırsal yoksulluk ve doğal kaynak bozulumu arasındaki kısır döngüyü kırma yönündeki acil ve iyi bilinen ihtiyaç; iv) bölge halkının ifade edilen ihtiyaçlarının yanı sıra seçilen faaliyetlerin fiziksel ve ekonomik uygulanabilirliği; vi) proje müdahalelerinin kriter temelli hedeflemesi; v) dışarıya göçün azaltılması ve belki de tersine çevrilmesi; vii) Türkiye’deki süregelen iki IFAD tarafından finanse edilen projenin [(Sivas-Erzincan Kalkınma Projesi (SEKP) ve Diyarbakır, Batman ve Siirt Kalkınma Projesi (DBSKP)] tamamlayıcıları ve bunlardan çıkartılan dersler,

   MNHKP’ye yönelik bu Proje Uygulama El Kitabı (PUEK), önemli paydaşların sorumlulukları, proje stratejisi, operasyonel faaliyetler, adımlar ve prosedürleri ortaya koymaktadır. PUEK aynı zamanda bir İzleme ve Değerlendirme (İ&D) operasyonel planını da içermektedir.

    IFAD 1982’den bu yana Türkiye’de sekiz projeyi desteklemiştir. Genel uygulama kaydı karıştırılmıştır. Yüksek düzeyde merkezileşmiş ve bürokratik devlet idaresi tabiatı ve gelişime yönelik arza dayalı tutumun mevcut olması nedeniyle zorluklar ortaya çıkmıştır. Geçmişte söz konusu sorunlara değişken ve olumsuz makro ekonomik koşullar eşlik ederken, son dönemlerde ekonomide sağlanan istikrar ve hızlı büyümenin yanı sıra yapılan mali ve yapısal reformlar genel yatırım ve kalkınma iklimini önemli derecede iyileştirmiştir. Bununla birlikte, bürokratik prosedürler, projelerin sorunsuz ve başarılı bir şekilde uygulanmasını kısıtlamaya devam etmektedir. Buna karşın, son altı yılda söz konusu zorluklar şunlar dahil olmak üzere bir dizi önlem ile ele alınmıştır: fonların tedariki ve akışında destek için UNDP ile işbirliği; IFAD tarafından verilen doğrudan denetim ve uygulama desteği; daha hedefe odaklı yatırım tasarımı ve proje uygulamasına yönelik net bir şekilde tanımlanmış usuller ile kurumsal sorumluluk. Söz konusu girişimler, etkinlik beyanı için gerekli olan sürede azalma ve hali hazırda uygulanmakta olan üç projeye yönelik ödemelerin hızlandırılması ile sonuçlanmıştır. Belirli sorunlar, projelerin etkinlik beyanlarında gecikmelerin olması, düşük ödeme hızı ve fon akışının yönetilmesinde yaşanan zorlukları kapsamıştır. Bazı durumlarda, portföyün yeniden yapılandırılması, kısmı kredi iptali veya kaynakların yeniden tahsisi gerekli olmuş; bunlar da proje idaresi sisteminde ve kredi anlaşmalarında düzenlemelerin yapılmasına yol açmıştır.

   Türkiye’de teknik veya finansal uygulanabilirlik veya ürünlerin pazarlanabilirliğine ilişkin endişeye dayanmayan tarihsel bir arza dayalı kalkınma ve gerekli bürokratik prosedürlerden dolayı IFAD projelerinin uygulanmasında bir takım kısıtlarla karşılaşılmıştır. Yalnızca Türkiye’de 1982’den beri sekiz projeye destek veren IFAD değil, Dünya Bankasının da içinde bulunduğu diğer bazı kurumların da yaşadığı zorluklar şunları kapsamaktadır: (i) proje etkinliğinin ilan edilmesinde yaşanan büyük gecikmeler; (ii) düşük ödeme hızı ve (iii) fon akışının muhafaza edilmesinde zorluklar. Aynı zamanda başarılı uygulamaların önündeki engelleri azaltmak için yeni projelerde uygulanması gereken bazı dersler çıkartılmıştır. PUEK’te kilit paydaşların sorumlulukları ile uygulama adımları ve prosedürlerinin tanımlanmasında şu dersler göz önünde bulundurulmuştur: i) idarenin bir kolunu projenin uygulanmasının gözetlenmesi ile görevlendirerek kurumsal sorumluluğu düzene koymak ve böylece devlet aygıtı içerisinde koordinasyona yönelik ihtiyacı asgari düzeye indirme gerekliliği; ii) uygulama ile ilgili karar alma konusunda belirli yetkilere sahip olacak şekilde proje yönetiminin il düzeyine indirgenmesi gerekliliği ve iii) Türkiye’de Fon tarafından finanse edilen projelerin sık takibini ve uygulama taraflarına destek verilmesini gerekli kılması.

Kategoriler

Proje Dokümanları Projenin Alanı Projenin Amacı Haftalık Raporlar Aylık Raporlar Haber Arşivi

Foto Galeri

1652